Pınar Gültekin davasında yeni gelişme!

Pınar Gültekinin ailesinin avukatının itirazı üzerine suç delilerini gizleyip, yok ettiği iddiasıyla tutuksuz yargılanırken, ağabeyi Cemal Metin Avcı’ya cinayeti işlemesinde yardım ettiği yönünde kuvvetli suç şüphesi olduğu gerekçesiyle ‘Canavarca hisle ve eziyet çektirerek öldürmeye iştirak’ suçundan tutuklanan kardeşi Mertcan Avcı’nın ifadesi ortaya çıktı.

Avcı, ifadesinde, 16 Temmuz 2020’de saat 15.14 ve 17.34 saatlerinde ağabeyi Cemal Metin Avcı’nın kendisini aradığını, aynı gün saat 19.00 sıralarında da WhatsApp üzerinden görüştüklerini belirtti. İlk 2 aramanın işle ilgili olduğunu anlatan Mertcan Avcı, saat 19.00daki WhatsApp aramasında, yayladaki evin deposunda bira sayımı yaptığını ama yetiştiremediğini, yardım etmesi için kendisini çağırdığını söyledi.

‘ANORMALLİK SEZMEDİM’

Mertcan Avcı, 7 yıldır İzmir’de yaşadığını ve pandemi nedeniyle Muğla’da olduğunu, bu nedenle ağabeyinin çağırmasını sorgulamadığını belirttiği ifadesinde şunları anlattı:

“Aramaların hiçbirinde ağabeyim Cemal Metin’in her zamankinden farklı bir halini, tedirginlik veya panik durumunu kesinlikle sezinlemedim. Elektrikli bisiklete binerek yayla evine saat 19.30-19.40 sıralarında gittim. Gittiğimde evde ağabeyim Cemal Metin Avcı vardı. Başka hiç kimse yoktu. Bir anormallik sezmedim.

Yayla evinin kenarında depo olarak kullanılan tahminen 30- 40 metrekare civarındaki deponun önünde boş bira kutuları dolu bira şişelerini birbirinden ayırmamı söyledi. 15 dakika sonra yanımdan ayrıldı. Yengenle kavga ettim, gidip gelmem lazım diyerek yanımdan ayrıldı. Tahminen 150 civarında kasayı düzelttim. Devrilecekmiş gibi duruyordu. Boş dolu diye ayırdım yeni gelecek olan dolu biralara yer açtım.”

Cemal Metin Avcı (SAĞDA) ile kardeşi Mertcan Avcı (SOLDA)

‘VARİLE YAKLAŞMADIM

Eve geldiğinde 1- 1,5 metre yükseklikteki balkondaki varilde devam eden yangını hemen gördüğünü söyleyen Mertcan Avcı, “Hatta varilin hizasındaki asma yapraklarının yandığı dikkatimi çektiği için ağabeyime ne yaktığını sordum. Bana Cüce Bar’da bozulduğu için getirdiği kokoreçleri ve çöpleri yaktığını söyledi. Bu sırada varildeki ateş harıl harıl yanmaya devam ediyordu. Ben o akşam arkadaşlarımla buluşacağım için üzerimdeki kıyafetlerin kirlenmemesi düşüncesiyle ve Temmuz ayı olması nedeniyle hava çok sıcak olduğundan belirttiğim şekilde yanmaya devam eden varile yaklaşmadan, birkaç metre uzağından geçerek doğrudan depoya indim ve sayım yapmaya başladım” dedi.

‘PİS KOKU ALDIM, BOZULMUŞ KOKOREÇ SANDIM’

Depoya inmeden önce açık olan kapıdan yayla evinin salonunu da gördüğünü ve salonun gayet temiz ve düzenli göründüğünü anlatan Mertcan Avcı, “Hatta çoğu zaman serilmeyen halının dahi yerde serili olduğu dikkatimi çekmişti. Ağabeyim Cemal Metin, ailesi ve arkadaşlarıyla bu evi özellikle hafta sonlarında piknik amacıyla sık sık kullandığından, piknik sonrası evi temizlemiş olduğunu düşünmüştüm. Ağabeyimde de sıra dışı bir durum, bir tedirginlik veya panik hali görmedim. Bu sırada pis bir koku aldım. Daha önce bozulmuş kokoreç koklamadığımdan ve ağabeyim bozulmuş kokoreçlerle çöpleri yaktığını söylediğinden, daha önce hissettiğimi hatırlamadığım bu pis kokunun ağabeyimin söylediği şeyleri yakmasından kaynaklı olduğunu düşündüm ve herhangi bir şüpheye kapılmadım. Bu nedenle varile bakma gereği duymadım” diye konuştu.

‘VARİL 2 SAAT BOYUNCA YANDI’

Yayla evinde 1- 1,5 saat kadar yalnız kaldığını söyleyen Mertcan Avcı, “Bu süre zarfında hep depoda kaldım ve malzeme sayımı yaptım, hiç kimseyi görmedim, varilin yandığı balkona çıkmadım. Ağabeyim Cemal Metin geri döndüğünde ben bira sayımını bitirmiştim ama Cüce Bar’daki serviste kullandığımız kartonlarla diğer malzemelerin sayımını henüz yapmamıştım. Ağabeyim Cemal Metin geri kalan sayımı kendisinin yapacağını belirterek benim gitmemi söyledi. Ben yayla evinden ayrılmak için depodan çıktığımda güneş batmıştı ve hava kararmak üzereydi, balkondaki varilin içindeki yangın şiddetini kaybetmişti ama yanmaya devam ediyordu, üzerinden duman çıkıyordu. Ben aynı şekilde, yani geldiğim gibi varilin birkaç metre uzağından yürüyerek geçtim ve bisikletime binerek yayla evinden ayrılıp Cüce Bar’a geldim. Bu şekilde Cemal Metin yayla evinde yalnız kaldı” dedi.

İş yerlerine döndüğünde bir yoğunluk olduğunu, arkadaşlarıyla bira içtiğini söyleyen Mertcan Avcı şöyle devam etti:

“Ağabeyim Cemal Metin de hatırladığım kadarıyla 22.00- 22.30 sıralarında Cüce Bar’a geldi. Ben de ondan belki yarım saat, belki 1 saat önce bara gitmiştim. Ben müşteriler gidinceye ve dükkanın kapanma saati gelinceye kadar buradan ayrılmadım. Ağabeyimin bir ara ‘pakete gidiyorum’, yani ‘müşteriye paket servis götürüyorum’ diye iş yerinden ayrıldığını hatırlıyorum, başka bir şey hatırlamıyorum.

Anlattığım şekilde dükkanın kapanma zamanı geldiğinde, 01.00 sıralarında barmen arkadaş dolapta yedek biranın kalmadığını söyleyince ağabeyim Cemal Metin personele bira almaya kendisinin gideceğini söyleyip benim de yardımcı olmamı istedi. Cemal Metin kendi aracına bindi, ben de saat çok geç olduğundan sonrasında eve gideceğimi düşünerek motosikletime bindim, bu şekilde tekrar yayla evine geldik.

Önce araçtaki boş bira kasalarını birlikte indirdik. Sonra ben aracın arkasında durdum, ağabeyim de depodan dolu biraları getirdi ve bu şekilde yaklaşık 10 kasa birayı birlikte araca yükledikten sonra ağabeyim bu araçla, ben de motosikletimle yayla evinden ayrıldık. Bira yüklediğimiz sırada daha önce yukarıda anlattığım şekilde balkonda yanar halde gördüğüm varili bu defa balkonda görmedim. Depoya gitmediğim için varilin depoda olup olmadığını da görmedim. Nerede olduğuyla ilgilenmemiştim.”

Saat 03.00 sıralarında Cüce Bar’dan ayrılıp evine giderek uyuduğunu söyleyen Mertcan Avcı, “Ben ayrılırken ağabeyim Cemal Metin ve bir kısım çalışanlar halen Cüce Bar’da dükkanı kapatma hazırlığı yapıyorlardı. O günden sonra yayla evine gidip gitmediğimi hatırlamıyorum dedi.

‘VARİLDE OLDUĞUNU BİLMİYORDUM, YANMASINA SEYİRCİ KALMADIM’

Pınar Gültekin’i tanımadığını, ismini dahi duymadığını söyleyen Mertcan Avcı, sözlerine şöyle devam etti:

“Olay günü ağabeyim Cemal Metin’in eyleminden hiçbir şekilde haberdar olmadım. Olay tarihi itibarıyla İzmir’den Muğla’ya geleli 1 ay olmuştu. Yüz yüze hiç karşılaşmadım. Tanışmadım. Ağabeyimin ilişkisinden bile haberim yoktu. Yayla evine gittiğimde her zaman yaptığımız ve yukarıda anlattığım işleri yaptım.

Varilde ne yandığını kesinlikle bilmiyordum ve varilin içine yukarıda anlattığım nedenle dikkatlice bakmamıştım, sadece birkaç metre yakınından geçerken içindeki ateşi ve dumanı görmüştüm. Arkadaşlarımla o akşam barda buluşmak üzere sözleşmiştim, o yüzden üzerim is kokmasın diye varile yaklaşmadım.

En fazla 3-5 metre yakınından geçmiş olabilirim. Amacım is kokmadan aynı kıyafetle arkadaşlarımla buluşabilmekti. Ben Pınar Gültekin’i öldürmedim, öldürülmesine iştirak etmedim. Bilerek ve isteyerek herhangi bir şey yakmadım. Yanmasına seyirci kalmadım. Ateşin artması ya da devam etmesi için herhangi bir müdahalede bulunmadım. Orada sadece yanan bir varil gördüm. Olayla hiçbir ilgim yoktur, suçlamayı kabul etmiyorum.”  DHA

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.